Tunceli’de bir mitingde yaptığı konuşmada “TKP/ML kurucusu İbrahim Kaypakkaya’yı övdüğü” gerekçesiyle hapis cezası verilen sanatçı Pınar Sağ, aydın, yazar ve meslek örgütlerinden destek geldi.
İstanbul Barosu konferans salonunda düzenlenen basın toplantısına sanatçının yanı sıra DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, ABF Genel Başkanı Ali Balkız ile aydın ve sanatçılar Tarık Akan, Suavi, Yasemin Göksu, Ragıp Zarokolu, Arif Sağ, Temel Demirer, Kazım Öz, Ruhan Mavruk, Selda Bağcan katıldı. 200 kişinin katıldığı açıklamada Emekli Sen, Eğitim-Sen TKP ve ESP de Sağ’a destek verenler arasında yer aldı.
KONUŞMAYACAKSAK KİM KONUŞACAK?
Sanatçı Pınar Sağ, yaptığı konuşmada hukuki sürece ilişkin bilgiler verdi, “Yaşadığım yargı sürecinde ciddi bir hukuk dışı muamele ile karşı karşıya kaldım. İstanbul’da Ağır Ceza Mahkemesi’ne talimat ifadesi verdiğim halde, Malatya Ağır Ceza Mahkemesi savunmamı yapmak istememe rağmen yargı bu istemi ve kurallarını hiçe sayarak savunmam alınmadan 10 ay hapis cezası kararı verdi. Bu ülkede sanatçılar, aydınlar onaylamadıkları, eleştirdikleri bir o kadar savundukları değerleri konuşamayacaklarsa, bu ülkeden bunun sorgusunu kim yapacak, kim konuşacak? Ben hiçbir zaman ifadelerimden geri adım atmıyorum ve atmayacağım. Çünkü İbrahim Kaypakkaya’nın suçlu olduğuna inanmıyorum” dedi.
HANİ SANATÇI AÇILIMI
Kaypakkaya’nın 1973’te Diyarbakır Cezaevi’nde yargı önüne çıkarılmadan işkenceyle katledildiğini yani suçluluğununu ispatlanmadığını dikkat çeken Sağ, Başbakan Erdoğan’a şu soruları yöneltti.
“Bir sanatçı ve aydın olarak ülkemin ezilmiş, gözardı adilmiş halklarının yanında olmalıyım. Bu ülkede siyasi türküler söylediği için 32 yıldır ülkesine gelemeyen Ozan Emekçi örneği var. Şimdi biz, ülkemizi terk mi edelim; ki bize dayatılan budur. Başbakan, Erdal Eren ve Deniz Gezmişleri andığında ayakta alkışlanmadı mı?
İktidarın sanatçı açılımı gibi dertleri olduğu bu süreçte unutmamalıdır ki; bu ülkede muhalif sanatçılar da var. Şimdi sanatçı açılımı diyen Başbakan’ın 10 ay hapis cezası verilmesini nasıl değerlendireceğini merak ediyorum.”
İSİMLERİNİ YÜKSEK SESLE SÖYLEMEK NEDEN SUÇ OLSUN?
ÇHD Yönetim Kurulu üyesi Av. Taylan Tanay ise sanatçının, bir konserin selamlama konuşmasında, kendisini dinleyenlerin tarihlerini, anılarını, değerlerini, acılarını bildiğini ve önemsediğini hatırlatmaktan ibaret sözlerinden dolayı yargılandığını hatırlattı.
Tanay, “Yoksulluktan, ezilmeden, demokrasi mücadelesinden söz ettiğimiz, bağımsızlık için gayret gösterdiğmiz, halk için, halkın yanında egemenlere karşı sesimizi yüksettiğimiz için suçlanabilir miyiz? Ahlakımızın, vicdanımızın, umutlarımızın, hayalelerimizin, beklentilerimizin ceza hukukundaki yeri nedir? Mustafa Suphi’yi, Mahir’İ, Deniz’i, İbrahim’i hatırlamak, isimlerini yüksek sesle söylemek neden suç olsun? İdama, işkenceye, kaybedilmeye, cezasızlığa, faili meçhule, yargısız infaza, topyekün imhaya hepimiz karşı değilmiyiz? diye sordu.
Sanatçıların “Yargı önüne bile çıkarılmadan infaz edilenleri işkence ile katledilenleri, kaybedillenleri hatırlatmanın suç değil görevi” olduğunu söyleyen Tanay, “Halkın türküleri, şiirleri, şarkıları, esgileri binlerce yıldır haksızlığa uğraylanların, ezilenlerin, yoksulların çığlığı olmuştur” diye konuştu.
Pınar Sağ’ın savunmasının dahi alınmadığını, avukatlarının dinlenmediğini vurgulayan Tanay, bu kabul edilemez kararın adli ve siyasal hata olduğunu ifade etti.



