• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Aralık 9, 2025
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Stockholm Sendromu mu?

      Stockholm Sendromu mu?

      İmralı Şam’daki kilidi açabilir mi?

      İmralı Şam’daki kilidi açabilir mi?

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      “Ortaklaşmacı demokrasi” örneği: İspanya

      “Ortaklaşmacı demokrasi” örneği: İspanya

    • Yaşam
      Bakan çıplak deMESEMiydik?

      Bakan çıplak deMESEMiydik?

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Kilo vermeye ve bağışıklığa etkisi sınırlı: Her gün limonlu su içmek neden 'mucize' değil?

      Kilo vermeye ve bağışıklığa etkisi sınırlı: Her gün limonlu su içmek neden 'mucize' değil?

    • Türkiye
      10 soruda 2026 bütçesi: Faize 2,7 trilyon TL, sermayeye 3,6 trilyon TL vergi affı

      10 soruda 2026 bütçesi: Faize 2,7 trilyon TL, sermayeye 3,6 trilyon TL vergi affı

      Bakan çıplak deMESEMiydik?

      Bakan çıplak deMESEMiydik?

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

    • Dünya
      Stratejik illüzyon!

      Stratejik illüzyon!

      DİTİB’in yeni başkanı tartışılıyor

      DİTİB’in yeni başkanı tartışılıyor

      Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

      Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Stockholm Sendromu mu?

      Stockholm Sendromu mu?

      İmamoğlu'nun diploma davası bugün görülecek: CHP'den çağrı

      İmamoğlu'nun diploma davası bugün görülecek: CHP'den çağrı

      Stratejik illüzyon!

      Stratejik illüzyon!

      Bakan çıplak deMESEMiydik?

      Bakan çıplak deMESEMiydik?

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Güçlünün güçsüzlüğü, güçsüzün gücü…

Güçlünün güçsüzlüğü, güçsüzün gücü…

Şubat 3, 2025 Fikir & Yazı, Sosyoloji 0 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Fikret Başkaya

 

“Bireyler ancak bir başka sınıfa karşı ortak mücadele yürüttüklerinde bir sınıf oluştururlar, bunun dışında bir rekabet ortamında düşmanca karşı karşıya gelirler.”  

Karl Marx

Toplumun sınıflara ayrıldığı dönemden beri, insanlık varoluşunu güçlünün güçsüzlüğüyle, güçsüzün gücü arasındaki çelişki belirledi. Bir tarafta asıl gücün sahibi olan ama gücünün farkında olmayan ve gereğini yapmayan, yapamayan ezilen ve sömürülen geniş halk sınıfları, diğer yanda gücünü ve iktidarını karşı tarafın zaafından, gücünün farkında olmayışından alan ezen ve sömüren hâkim sınıflar ve çevresi. Elbette neden öyle olduğuna açıklık getirmek kapsamlı tahlilleri gerektirir ama geçerken iki hatırlatma yapabiliriz: Birincisi, Marx’ın “Her dönemde hâkim fikirler hâkim sınıfın fikirleridir” tespitidir ki, bunun anlamı, ezilenlerin kendilerine ezenin gözüyle bakmasıdır; ikincisi de toplumsal hiyerarşinin varlığıdır. Dolayısıyla temel ayrışma mülk sahibi egemen sınıflarla egemenlik altındaki sınıflar arasında olsa da ezilen sınıf da homojen değildir. Dolayısıyla sınırlı da olsa, hiyerarşi ezilen sınıf için de geçerlidir. Böyle bir durumun varlığı da ekseri ve çelişik olarak ezilenlerin ortak hareket etmesini zorlaştırıyor. Sınırlı da olsa, hiyerarşinin-eşitsizliğin varlığı, ezilen-sömürülen kitle içinde de durumlarının iyileşeceği beklentisine ve yanılsamasına neden olabiliyor…

İşte devrimler güçsüzün gücüyle, güçlünün güçsüzlüğü arasındaki çelişkiye son verildiği, şeyleri yerli yerine koyan, asıl bulunmaları gereken zemine yerleştiren derin sosyal dönüşüm veya alt-üst oluş anlarıdır. Devrim, var olan toplumsal hiyerarşiyi ortadan kaldırmayı, şeyleri ters-yüz etmeyi amaçlayan bir “düzeltme” ânı/eylemi/olayıdır… Darbe söz konusu olduğundaysa, hiyerarşi yerli yerinde kalmaya devam eder. Sadece egemenler/yönetenler katında sınırlı bir sarsıntı söz konusudur. Devirme/devrilme, yükseklerde, sarayda cereyan eder ve darbenin asıl varlık nedeni, şeylerin seyrini değiştirmek, süreci yeni bir rotaya sokmak değil, tıkanıklığı aşmak, rejimi rahatlatmaktır. Bu niteliğinden ötürü de darbeler her zaman sistem içidir ve sınırlı rötuşların ötesine geçemez.

Fransız filozof Alain Badiou, yukarda sözünü ettiğim çelişkiyle ilgili olarak şöyle diyor: “Dünyada mevcut olan, ama onu anlamlandırma ve geleceğini belirleme noktasında var olmayan bu insanlara dünyanın var olmayanları diyelim. Dünyada değişim, ancak dünyanın var olmayanları bu dünyada olanca yoğunluklarıyla var oldukları zaman gerçekleşir. Bu öznel olgu olağanüstü bir güçle doludur. Var olmayanlar ayağa kalkmıştır. Bunun için ayaklanma deriz zaten: İnsanlar yerdedirler, boyun eğmişlerdir; şimdiyse dikilmekte, doğrulmakta, ayağa kalkmaktadırlar. Bu başkaldırı bizzat varoluşun başkaldırısıdır: Yoksullar zengin olmamıştır; silahsız insanlar silahlanmamıştır vs. Aslında temelde hiçbir şey değişmemiştir. Meydana gelen şey, var olmayanların varlığının iadesidir ki bu, olay dediğim bir koşula bağlıdır.” *

Elbette bu egemenler cephesine karşı sadece devrim öncesinde ve devrim anlarında itiraz edildiği, başkaldırıldığı anlamına gelmez. Mücadele her zaman var, zira başka türlü olması mümkün değildir. Malûm saldırı-karşı saldırı diyalektiği söz konusu… Sorun itirazın olup-olmamasıyla değil, itirazın, mücadelenin kapsamı, derinliği ve ortaya çıkardığı sonuçlarla ilgilidir. Devrim, toplumsal yapıda derin bir dönüşüm gerçekleştirme istidadına sahiptir.

Bugüne kadar sınıflı toplumu aşmak üzere yapılan mücadele artık yeni bir eşiğe gelip dayanmış bulunuyor. Zira kapitalist sömürü, yağma ve talan düzeni sadece insanî ve sosyal kötülükler yaratmakla kalmıyor, canlı yaşamı, insanlık varoluşunu tehdit eden ekolojik kötülükler, felâketler de yaratıyor. İşte birbirini sürekli yeniden üretip azdıran bu ikisinin diyalektiği, yeni bir öfkenin ve bilinçlenmenin, yeni mücadele biçimlerinin potansiyel olanaklarını yaratıyor. Artık güçsüzlerin güçlerinin bilincine varmalarını zorlayan yeni bir durum ortaya çıkmakta. Başka türlü ifade edersek, insanlar kapitalizmin neden olduğu sürdürülebilemezliğin farkına vardığı oranda yeni bir uygarlığa giden yolun aralanması da potansiyel bir olasılık haline gelecektir. Potansiyel bir olasılık diyorum çünkü, öyle olacağına dair bir kesinlik yok.

Eğer bir kavşağa gelip-dayanmışsanız, ondan sonrası hangi rotaya yöneldiğinize bağlı olacaktır. Fakat insanlığın gelip dayandığı kavşakta seçenekler ikiye indirgenmiş görünüyor: Ya geçerli eğilimler devam eder, bu durumda iklim krizi, ekolojik yıkım, nükleer yok oluş türü bir toplu intiharla hızlı veya zamana yayılan bir kötü sona, yok oluşa doğru yol alınır, ya da insanlık geleceğini kurtarmak üzere bilinçli bir tercih yapar, kapitalist egemenliğe son verip, yaşanabilir bir toplum ve dünyaya giden yolu aralar… Bu ikisi arasında bir orta-yol mümkün görünmüyor. Bu aslında büyük insanlığın elini çabuk tutması gerektiği anlamına da geliyor. Zira, insanî, toplumsal ve ekolojik kötülükler hızını ve yoğunluğunu artırarak yol alıyor ve zaman daralıyor…

Bu dünyanın, bu ülkenin tüm zenginliğini üreten/yaratan işçiler, köylüler, bir bütün olarak emekçi sınıflardır… Lâkin o zenginliği yaratanlar açlık, yoksulluk, sefalet ve çaresizlik koşullarda yaşam mücadelesi veriyorlar…Oysa güçlerinin farkına varıp, gereğini yapabildiklerinde çaresiz değiller…Türkiye’de 25 milyondan fazla aktif (halen çalışan) 15 milyon kadar da pasif (emekli) emekçi var. Bunların tamamı bile değil, sadece enerji, ulaşım, haberleşme ve temizlik işçileri iş bıraksa aynı anda hayat durur…  Ve andan itibaren de şeylerin seyri değişmeye başlar… Velhasıl, insanlığın ve uygarlığın geleceği güçlünün gücünün farkına varmasına indirgenmiş bulunuyor…

 

*İsyan, olay, hakikat” çev: Elçin Gen.http://www.e-skop. com. bulten/isyan, olay, hakikat

  • Kaynak AdiLMedya

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Stockholm Sendromu mu? Fikir & Yazı
Aralık 8, 2025

Stockholm Sendromu mu?

İmamoğlu'nun diploma davası bugün görülecek: CHP'den çağrı Fikir & Yazı
Aralık 8, 2025

İmamoğlu'nun diploma davası bugün görülecek: CHP'den çağrı

Stratejik illüzyon! Dünya
Aralık 8, 2025

Stratejik illüzyon!

ZAMAN AKIŞI

Ara 8 15:33
Arkasayfa

Stockholm Sendromu mu?

Ara 8 12:30
Ekonomi

10 soruda 2026 bütçesi: Faize 2,7 trilyon TL, sermayeye 3,6 trilyon TL vergi affı

Ara 8 10:05
Arkasayfa

İmamoğlu’nun diploma davası bugün görülecek: CHP’den çağrı

Ara 8 10:05
Gündem

Stratejik illüzyon!

Ara 8 09:50
Arkasayfa

Bakan çıplak deMESEMiydik?

Ara 8 09:45
Gündem

DİTİB’in yeni başkanı tartışılıyor

Ara 5 15:17
Arkasayfa

Kürt sorunu üzerine güncellemeler

Ara 5 15:11
Gündem

Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

Ara 5 15:09
Eğitim

Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

Ara 4 13:17
Arkasayfa

Terörsüz(!) Türkiye

Ara 4 12:35
Ekonomi

Asıl sorun asgari ücretli işçilerin gücünün komisyona yansımamasıdır!

Ara 4 12:12
Ekonomi

Enflasyona ince ayar

Ara 4 11:38
Gündem

Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

Ara 4 11:29
Ekonomi

Tazminatlar, işsizlik maaşları, borçlanmalar: Asgari ücret zammı hangi kalemleri değiştirecek?

Ara 3 20:51
Arkasayfa

Ümmet

Ara 3 20:42
Eğitim

TEDMEM’den 24 Kasım raporu: ‘Öğretmen yetiştirme sistemi yeniden yapılandırılmalı’

Ara 3 18:19
Arkasayfa

Haçlı Seferleri Yalnızca Ortadoğu’da mı Yaşandı?

Ara 3 14:44
Gündem

“Zorbalanan” öğretmen kürsüden düştü: Hastanede gözetim altında

Ara 3 12:22
Ekonomi

Enflasyon beklentilerin altında açıklandı: Türk-İş’e göre artan gıda fiyatları TÜİK’e göre yüzde 0,69 düştü

Ara 3 12:19
Ekonomi

Asgari ücrette bilindik oyun: Biz geçim istiyoruz, onlar vitrin tartışıyor

Ara 2 14:58
Gündem

Kilo vermeye ve bağışıklığa etkisi sınırlı: Her gün limonlu su içmek neden ‘mucize’ değil?

Ara 2 14:23
Arkasayfa

Bir otokrat nasıl devrilir?

Ara 2 14:11
Ekonomi

Yüzlerce kişinin emekliliği iptal edildi: Ödenen maaşlar geri istenecek

Ara 2 13:12
Emek

Aynı şirkete bağlı farklı iş yerlerinde çalıştım: Kıdemim altı yıl mı sayılır?

Ara 1 12:39
Ekonomi

Pastadan adil pay kural olmalı: Asgari ücrette keyfiliğe son!

Ara 1 12:11
Arkasayfa

Yaşam alanımız peşkeş çekilemez

Ara 1 11:20
Arkasayfa

İmralı Şam’daki kilidi açabilir mi?

Ara 1 11:13
Ekonomi

Sınır tanımayan karanlık düzen

Kas 28 11:19
Eğitim

MEB’den bir itiraf daha: Tatiller sınıfsal, çocuklara yaşam imkanı sağlamıyoruz

Kas 28 10:26
Gündem

Tahir Elçi katledildiği sokakta anılacak