• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Ocak 18, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

      Halep-Suriye virajı: Süreç başladığı yerde tıkandı mı?

      Halep-Suriye virajı: Süreç başladığı yerde tıkandı mı?

      Emekliye ‘yük’ diyen faiz düzeni

      Emekliye ‘yük’ diyen faiz düzeni

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

    • Yaşam
      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Hayali Kürt-Türk-Arap İttifakı ve gerçek: Kürtsüzleştirilen Halep!

      Hayali Kürt-Türk-Arap İttifakı ve gerçek: Kürtsüzleştirilen Halep!

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      ‘Peygamber fabrika kurmamızı emretti’

      ‘Peygamber fabrika kurmamızı emretti’

    • Türkiye
      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Zulüm devri

      Zulüm devri

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

    • Dünya
      Trump kılığında emperyalizm

      Trump kılığında emperyalizm

      Ahlaksızlığın ahlakı

      Ahlaksızlığın ahlakı

      Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

      Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

      ABD'den İran'a gümrük vergisi darbesi: Türkiye'ye etkisi ne olacak?

      ABD'den İran'a gümrük vergisi darbesi: Türkiye'ye etkisi ne olacak?

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

      Trump kılığında emperyalizm

      Trump kılığında emperyalizm

      Ahlaksızlığın ahlakı

      Ahlaksızlığın ahlakı

      Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

      Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Göçmen Emeği ve Sosyalizm

Göçmen Emeği ve Sosyalizm

Temmuz 20, 2024 Fikir & Yazı, Göçmenler, Gündem 0 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Son yıllarda ırkçı-faşist sağdan yükselen ve giderek burjuva siyasetin merkezine oturan göçmen düşmanlığı, kapitalistlerin elinde basit bir oyuncaktan ibarettir. Özdağ ne kadar çok bağırırsa, göçmen emeği o denli kırılgan, güvencesiz ve zayıf hale gelir.

Alp Altınörs

Kayseri’de yaşanan, Suriyelilere yönelik pogrom (linç ve kıyım) Türkiye’de göçmen emeği meselesini tüm gücüyle bir kez daha gündeme oturttu. Olayın güncel siyasal boyutları üzeinde durmayacağım; sadece iktidarın küçük ortağının devlet içindeki güçlerinin olaylardaki olası dahline dikkat çekmekle yetineceğim. Yerel düzeyde de kalsa, devlet güçlerinin (özellikle polisin) dahli olmaksızın bu çapta bir pogrom imkansızdır; ayrıca ülkücü hesaplardan dükkanların yakılması için yapılan çağrılar da ortadadır. Suriyeli’nin malı açıkça yağma edilmektedir.

Kayseri’de başlayan ve birçok ile yayılan bu pogrom hareketinin, sınıfsal öfkeyi yanlış hedefe yönlendirmek, işçi sınıfını bölmek ve yerel halkı gerici politikaların aleti haline getirmek gibi amaçları aşikardır. Kayseri, Suriye iç savaşı başlayalı beri, yani 14 yıldır, Suriyeli sığınmacı emeğinin en vahşi biçimde sömürüldüğü merkezlerden birisi olmuştur. Şimdi ise, durumları bir ölçüde düzeltip yerleşik yaşama geçmeye başlayan Suriyeli sığınmacılar açık gerici şiddetin hedefi oluyor. Kayserili patronlar, kasalarını Suriyeli göçmen emeğinin süper-sömürüsüyle doldurdular.

Kısaca Süper-Sömürü

Burada kısaca, süper-sömürü kavramının üzerinde durmak gerekiyor. Süper-sömürüden kast edilen, sermaye ihraç edilen ülkelerde k emekten veya ülkeye gelen göçmen emeğinden ortalamanın üzerinde sömürü oranı elde edilmesidir. Bağımlılık Okulu çizgisindeki yazarlar – örneğin John Smith[1] – bunu, işgücünün sürekli ve sistematik olarak değerinin altında bir ücretten çalıştırılmasına bağlar, İşgücünün değeri, işçinin asgari yaşamsal giderlerini ve soyunu sürdürebilmesi için yapacağı masrafları kapsar. Yani Smith’e göre, bağımlı ülkelerde işçiler sürekli biçimde yaşamsal gerekliliklerin altında bir ücret almaktadır. Marx ise, daha geri kapitalist ülkelerde veya sömürgelerde ücretlerin düşük oluşunu ihtiyaçların azgelişmişliği ve tarım ürünlerinin bolluğu ve ucuzluğu ile açıklar.[2] Hangi tanımı esas alırsa alın, günümüz kapitalizminde, gerek fabrikaların ucuz işgücü ülkelerine taşınması, gerekse de kırılgan ve güvencesiz konumdaki göçmen emeğinin ithal edilmesi yoluyla süper-sömürücü açık bir olgudur.

Suriyeli Emeğinin Süper-Sömürüsü

Tıpkı ABD’nin Latin Amerikalı kayıtsız göçmenlerin emeğine yönelik süper-sömürüsü gibi,[3] emperyalistleşme yolundaki Türkiye tekelci kapitalizmi de son 14 yılda milyonlarca Suriyelinin emeğinin süper-sömürücü yoluyla muazzam sermaye birikimi sağlamıştır. Asgari ücretin yarısına, hatta üçte-birine çalıştıran milyonlarca Suriyeli’nin on yılı aşkın bir sürede sanayi sermayesini nasıl misliyle büyüttüğü izahtan varestedir. Hatta, AKP yöneticilerinden Mehmet Özhaseki, “Suriyeliler giderse ekonomi batar” sözleriyle bu durumu itiraf da etmişti. Burada, süper-sömürünün her iki yönüne de tanıklık ettik: yani bir yandan Suriyeliler fiili açlık sınırında çalıştırıldılar; diğer yandan ise ihtiyaçları azgelişmişti (örneğin izbe, bodrumlarda 3-4 aile birlikte kalıyorlardı, vb.) Bu durum, Türkiyeli yerli işçilerin ücretleri ve çalışma koşulları üzerinde bir —– yarattı. Kapitalistler bu rekabeti ustaca kullanarak işçileri böldüler. Bu bölünmenin aşıldığı, Suriyeli ve Türkiyeli işçilerin birlikte mücadele ederek ücretleri yükselttiği birkaç örnek yaşandıysa da bunlar istisnai kaldı.

İşte bugün Kayseri’de, dün Ankara Altındağ’da yaşanan pogromlar, işçiler arasında yıllardır ekilen rekabet ve güvensizlik tohumlarının verdiği zehirli meyvelerdir. Türk tekelci burjuvazisi, yıllarca süper-sömürüye maruz bıraktığı Suriyeli göçmenlerin sırtına, şimdi de ekonomik krizin suçunu yıkıyor. AKP iktidarı ise, 14 yıldır Suriye’yi fethedip sömürgeleştirmek uğruna yürüttüğü “yeni-Osmanlıcı” siyasetin iflası karşısında bugün Suriyeli sığınmacıları geri göndermeyi tartışır noktaya geldi. Ne var ki, Türk tekelci kapitalizminin azami kâr hırsı, süper-sömürü olmadan doyurulamaz. Suriyeliler geri gönderilse dahi, göçmen emeği artık Türkiye’de kalıcı bir olgu olacaktır. Belki de Türk sanayi tesisleri de (tıpkı Mısır’a taşınan tekstil sanayii gibi) onlarla birlikte Suriye’ye taşınacaktır. Süper-kârları orada arayacaktır.

Son yıllarda ırkçı-faşist sağdan yükselen ve giderek burjuva siyasetin merkezine oturan göçmen düşmanlığı, kapitalistlerin elinde basit bir oyuncaktan ibarettir. Ümit Özdağ ne kadar çok bağırırsa, göçmen emeği o denli kırılgan, güvencesiz ve zayıf hale gelir. Böylece Suriyeli (ve diğer) göçmen emeğinin süper-sömürüsü o denli derinleşir. Suriyelilerin çalışma şartları kötüleştikçe, Türkiyeli işçilerin şartları da aşağıya çekilir. Böylece, ırkçıların emek düşmanı yüzü açığa çıkmaktadır. Bolu belediye başkanı Tanju Özcan, kamu hizmeti olan suyu Suriyelilere yüz misli fiyattan verdiğine, ya da Afyon belediye başkanı Burcu Köksal Suriyelilerin resmi nikah işlemlerini zorlaştırdığında, Suriyeli emeğinin süper-sömürüsüne hizmet ediyorlar. Ayrıca, Suriyeli sığınmacıların maruz kaldığı bir diğer sömürü biçimi de çocuk yaştaki kızlarını “başlık parası” karşılığında satmak zorunda kalmalarıdır. Burcu Köksal’ın resmi nikahı zorlaştırması, bu fiili cariyeleştirme saldırısına da destek anlamındadır.

Türkiye işçi sınıfı, çokulusludur. Fabrikada, madenlerde, atölyelerde değeri birlikte üretenlerin tümü, ister Türk olsun ister Kürt, ister Suriyeli olsun, ister İranlı aynı sınıfın mensubudur, sınıf kardeşidir. Yurttaş olup olmamak da işçi sınıfını üretimde bölmez. Bu sebepledir ki, sosyalizm işçi sınıfının ideolojisi olarak, ulusal değil, enternasyonaldir. “Dünyanın tüm işçileri birleşiniz.” Der. Aynı şekilde, Bağcılar’da bir tekstil atölyesinde aynı gömleği üreten Türk, Kürt, Suriyeli, İranlı vb. işçileri de birleşmeye çağırır. Son yıllarda yükselişe geçen ve “seküler muhalefet”in sosyal alanlarını bağıra-çağıra ele geçirmeye çalışan ırkçılığa karşı en etkin mücadeleyi sosyalist solun vermesi gerekir. Kuşkusuz sadece düşünce planında değil; ama düşünsel mücadele fiili sınıf mücaledesinde büyük bir güç katar.[4] Esas mücadele ise fabrikada, işlikte, atölyede, sokakta, göçmen ve yerli işçileri birleştirerek verilebilir. Türkiyeli işçiyi aç, işsiz, yoksul bırakan göçmen işçiler değildir. Her ikisini de vahşice sömürerek sermaye biriktiren Türk kapitalistleridir.

Sınıf mücadelesinin her düzeyinde enternasyonalizm, bugünkü Türkiye’de, emperyalistleşmekte olan Türkiye’de, sosyalistler için bir tercih değil zorunluluktur. Bırakın ırkçıların göçmen düşmanı çığırtkanlığına sessiz kalmayı ya da hatta peşinden sürüklenmeyi, bu ırkçı dalga karşısında dalgakıran olmalıdır. Bırakın Türk milliyetinden işçilerin ulusal önyargılarına esir olmayı, işçi sınıfının birliği için bu önyargılarla ideolojik mücadele vermelidir sosyalistler. Ve nihayet, bırakın Suriyeli, İranlı, Afgan vd. göçmen işçilerin kaderine duyarsız kalmayı, sömürü çarkına çomak sokmak için anları (üstelik kendi anadillerinde!) örgütlenmeye, mücadeleye çağırmalıdır. Tabii, eğer “sosyalizm” adını hak edecekse!…

[1] Bkz. John Smith, Imperialism in the 21st Century – Globalization, Super-exploitation, and Capitalism’s Final Crisis, Monthly Review Press, New York, 2016. Özellikle s.239 Yazar burada Andy Higginbottom’dan esinlenmiştir.

[2] Bkz. Karl Marks, Artıdeğer Teorileri, 2. Kitap, Sol Yayınları, çev. Yurdakul Fincancı, 1. Baskı, Ankara 1999, s. 12’deki Hindistan ve Avusturya örnekleri.

[3] Ken Loach’un “Bread and Roses” (Ekmek ve Güller) filmi, ABD’de Latino emeğinin sömürüsünün canlı bir örneğini sunmaktadır. Bu benzetmeyi yapmamızın bir nedeni de, Amerikan sermayesi Latino emeğini süper-sömürüye maruz bırakırken, Amerikan burjuva siyasetinin her iki kanadının da Latin göçmenlerini ABD’nin “Beyaz-Anglosakson-Protestan” ve Anglofon yapısını bozan bir tehdit olarak göstermesidir – tıpkı Türkçülerin Suriyeli göçmenleri “Türk ulusundaki yapısını bozmakla” suçlaması gibi. Ken Loach’un bu filmi, Latino ve beyaz işçilerin ortak mücadelesinin kazanımla sonuçlanmasını anlatmaktadır.

[4] İleri görüşlü bir sosyalist yazar olarak Ercüment Akdeniz’in bu konudaki kitapları dikkate değerdir.

  • Kaynak Artı Gerçek

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı! Fikir & Yazı
Ocak 17, 2026

32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

Trump kılığında emperyalizm Dünya
Ocak 16, 2026

Trump kılığında emperyalizm

Ahlaksızlığın ahlakı Dünya
Ocak 16, 2026

Ahlaksızlığın ahlakı

ZAMAN AKIŞI

Oca 17 10:30
Sağlık

Lipödem geni: Kilo veremiyorsanız suçlu iradeniz olmayabilir!

Oca 17 10:00
Sağlık

Yürüyüşün mucizevi gücü: Erken ölüm riskini yüzde 30 azaltan basit bir adım

Oca 17 08:09
Arkasayfa

32 yılda 20’den fazla ‘Siyasi Ahlak Kanunu’ tozlu raflarda kaldı!

Oca 16 21:00
Gündem

Trump kılığında emperyalizm

Oca 16 20:59
Gündem

Ahlaksızlığın ahlakı

Oca 15 11:12
Gündem

Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

Oca 15 11:02
Arkasayfa

Dünya sokakta: Kapitalizm çözülürken insanlık neyi arıyor?

Oca 15 10:51
Gündem

Halep-Suriye virajı: Süreç başladığı yerde tıkandı mı?

Oca 15 10:44
Eğitim

Öğretmenlik meslek kanunu uzantısı sürgün ve hak ihlalleri rejimi

Oca 15 10:42
Arkasayfa

Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

Oca 15 10:40
Arkasayfa

Hayali Kürt-Türk-Arap İttifakı ve gerçek: Kürtsüzleştirilen Halep!

Oca 14 11:56
Arkasayfa

Zulüm devri

Oca 14 10:47
Gündem

Emekliye ‘yük’ diyen faiz düzeni

Oca 14 10:42
Gündem

Güçlü pasaport listesi: Türkiye yine geriledi

Oca 14 10:35
Ekonomi

Soba zehirlenmesi ölümleri bitmiyor: İktidar, her ile doğal gaz getirmekle övündü ama halkta para yok

Oca 14 10:33
Emek

Antalya’da çalıştığı iş yerinde yaralanan 17 yaşındaki çocuk, 10 gün sonra hayatını kaybetti

Oca 13 21:06

Mastering strategies for success in gambling

Oca 13 13:54
Arkasayfa

İslam’ın Ritüelleri yada Kur’an’da Nusûk Kavramı

Oca 13 11:16
Ekonomi

Kalite düzeltmesi ‘telefon tuhaflığı’nı izaha yeter mi?

Oca 13 11:15
Ekonomi

Tapuda yeni ödeme sistemi yolda: Zorunlu uygulama için tarih belli oldu!

Oca 13 11:12
Gündem

ABD’den İran’a gümrük vergisi darbesi: Türkiye’ye etkisi ne olacak?

Oca 13 11:10
Arkasayfa

Erdoğan’ı kızdıracak anket yayımlandı… İşte AKP Türkiye’si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

Oca 13 10:14
Gündem

Çok kadın! Kork, kadın!

Oca 13 10:09
Ekonomi

Altın örümceğin trilyonluk ağı: Altın da çürüdü

Oca 13 10:07
Emek

İşten ayrılan işçi son zamdan faydalanabilir mi?

Oca 13 10:05
Emek

Metal işçisi MESS patronlarının oyunlarını boşa çıkarabilir!

Oca 12 20:00

Pin Up markasına üye olmaya mantıklı mı? Fayda ve risklerin incelemesi

Oca 12 19:24

İddaa Siteleri Rehberi: Güvenilir Siteler, Ekstra Ödüller ve Yöntemler

Oca 12 12:25

2025’in En Güvenli ve Son Dönem Çevrimiçi Kumarhane Kılavuzu

Oca 12 10:42
Arkasayfa

Ekrem İmamoğlu’ndan adaylık açıklaması