“Mü’minler; birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini görüp gözetmekte tek vücut gibidirler. O vücudun bir organı rahatsız olunca, öteki organların tamamı uykusuzluk ve derin bir rahatsızlık hisseder, hasta organın ızdırabına ortak olurlar.” (Buhari, Edeb, 27)
Hasta olma endişesi taşıyan bir insan tüm hesaplarını hasta olmamak üzerine yapar. İş ilişkilerini, ekonomik durumunu, sosyal ilişkilerini bu düzlemde imar eder. Aç kalma endişesi taşıyan, sokakta kalma, saldırıya uğrama vb. endişeler de, insanın sosyal duruşunda belirleyici rol oynar. Fabrikada çalışan işçi, devlet memuru, öğrenci ya da işsiz; tamamı taşıdıkları gelecek kaygı ve endişeleri dolayısıyla uğradıkları haksızlıkları, zulümleri görmezden gelme durumunda hisseder kendini. Bu endişelerin tamamı kapitalizmin dayatmaları sonucudur ve bir savunma mekanizması olmaksızın bunlardan kurtulmak, mücadele etmek imkânsızdır.



