• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Şubat 12, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Adıyaman'da yapılan eyleme katıldı

      CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Adıyaman'da yapılan eyleme katıldı

      CHP çok iyi bir şey yaptı

      CHP çok iyi bir şey yaptı

      Halkın gündemi Saray’ı panikletti

      Halkın gündemi Saray’ı panikletti

    • Yaşam
      Meteoroloji il il uyardı: Çok kuvvetli yağış etkili olacak

      Meteoroloji il il uyardı: Çok kuvvetli yağış etkili olacak

      Markov Zinciri İle Geleceği Bugünden Nasıl Hesaplarız?

      Markov Zinciri İle Geleceği Bugünden Nasıl Hesaplarız?

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Zihinsel yorgunluk ve bedensel sinyaller: Düşünceler neden durmaz?

      Zihinsel yorgunluk ve bedensel sinyaller: Düşünceler neden durmaz?

    • Türkiye
      485 maden sahası ihaleye açıldı: Büyüklüğü İstanbul'un yüzölçümünden fazla

      485 maden sahası ihaleye açıldı: Büyüklüğü İstanbul'un yüzölçümünden fazla

      HDK davası: Ercüment Akdeniz'in duruşması ertelendi

      HDK davası: Ercüment Akdeniz'in duruşması ertelendi

      Resmi Gazete'de yayımlandı: Akın Gürlek Adalet Bakanı, Mustafa Çiftçi İçişleri Bakanı oldu

      Resmi Gazete'de yayımlandı: Akın Gürlek Adalet Bakanı, Mustafa Çiftçi İçişleri Bakanı oldu

      6 Şubat'ta enkazda kızının elini bırakmayan baba konuştu: Tarif edilecek gibi değil, bu acı hiç dinmiyor

      6 Şubat'ta enkazda kızının elini bırakmayan baba konuştu: Tarif edilecek gibi değil, bu acı hiç dinmiyor

    • Dünya
      Taliban'dan yeni yasa: Kölelik ve istismar yasallaştı, 'Hanefi' mezhebinden ayrılmak suç sayıldı

      Taliban'dan yeni yasa: Kölelik ve istismar yasallaştı, 'Hanefi' mezhebinden ayrılmak suç sayıldı

      Jeffrey Epstein: İstismar, imparatorluk ve kapitalizm

      Jeffrey Epstein: İstismar, imparatorluk ve kapitalizm

      Epstein’in kapitalizmi; kapitalizmin Epsteinleri!

      Epstein’in kapitalizmi; kapitalizmin Epsteinleri!

      Dünya çapında cezasızlık: Epstein dosyaları

      Dünya çapında cezasızlık: Epstein dosyaları

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      İlk İslam fetihlerinde Kürtler

      İlk İslam fetihlerinde Kürtler

      Cehalet Kavramı ve İncelenmesi

      Cehalet Kavramı ve İncelenmesi

      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Bir yol var ama…

Bir yol var ama…

Temmuz 23, 2023 Gündem, Yaşam 0 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Şimdi muhalefetin pervasız siyaset eşraflarına bakıp “yapılabilecek hiçbir şey kalmadı artık” diye düşünenleri görüyoruz. Her zaman yapılabilecek bir şeyler vardır, her zaman bir yol bulunur. O yüzden hatırlamak bugüne de anahtardır kimi zaman.

Önder İşleyen

Korkut Boratav, geçen hafta BirGün Pazar’da seçim sonuçlarını tartışırken 1970’lere şöyle bir atıfta bulunmuştu: “Siyasal İslam’ın 2000 sonrasında AKP’nin örgütlenme yöntemi ve oradan aldığı güç, özünde Devrimci Yol yöntemlerinden esinlenmedi mi? Mahallerin gündelik hayatına damgasını vuran komiteler gibi… 1970’li yılların aşağı yukarı tümünde kentlerin yoksul mahalleleri, varoşları sol örgütlerindi, siyasete oralardan müdahale ediyorlardı.”

Devrimciler, emekçi yoksul halkı kudretli kılan bir aydınlanma dalgasını yaratmıştı. 12 Eylül faşist cuntası bunu kırarken, yerine siyasal İslamcıları destekledi. Hakkını arayan bu büyük örgütlü toplumsallığın yerine sermayenin neoliberal sömürü düzenine biat edecek bir toplumun yaratılması için korku ile birlikte din de devreye sokuldu.

Siyasal İslam’ın yükselişi ve iktidara ele geçirmesi böyle bir dönemin sonunda yukarıdan aşağıya devlet eliyle örgütlenmiş –ve emperyalizmin desteklediği– bir proje olarak gerçekleşti. Bugün de bir devlet eliyle kurulan sosyal ağ ve tarikatlar baskı içinde kontrol altında tutmanın aracı olarak işlemeye devam ediyor.

Bugün asıl üzerinde durmamız gereken ise siyasal İslamcıların ötesinde yoksul halk içinde, işçi ve emekçiler arasında muhalefetin neredeyse esamesinin okunmamasıdır.

Böyle olduğu oranda da muhalefetin dönüşümü adına kişisel hırsların ön planda olduğu çıkar kavgalarından başka bir şey ortada görünmüyor. O yüzden Korkut hocanın bu vurgusu vesilesiyle bir kez daha nasıl başarılacak sorusuna geçmişteki başarının izlerini hatırlayarak yanıt arayabiliriz. Bu yazıda Uşak’taki devrimci hareketin 1970’ler deneyiminin kolektif bir anlatısından oluşan Hepimizin Hikâyesi * kitabına atıfla devrimci mücadelenin öne çıkan bazı yönlerinin altını çizmekle yetineceğim.

Böyle bir tartışmada salt pratik sonuçlarına bakılarak anlamaya çalışan dar bakış açılarının ötesinde öncelikle yapılması gereken neydi sorusuna yanıt vererek, Devrimci Yol’u ülkenin her yanında örgütlü bir kitle gücü haline getiren politikanın kısa bir özetini ifade ederek başlamak gerekir.

YAPILMASI GEREKEN AÇIK SEÇİKTİ

Uşaklı devrimciler da tam bu noktada, “açıkçası ideolojik-politik konularda fikri bütünlük olduğu zaman, örgütsel olarak da ona uygun adımlar bir biçimde atılıyor. Uşak’taki örgütlülüğümüzü inşa eden Devrimci Yol’un ideolojik-politik hattı konusundaki berrak tutumumuzdu. Yapılması gereken şey, bize açık seçik geliyordu, onu yapmaya çalıştık sadece” (s. 163) sözleriyle buna vurgu yapıyor.

Devrimci Yol, faşist güçlerin emekçi halka yönelik saldırıları ve emekçi halk güçlerinin de buna karşı savunması sonucu oluşan bir iç savaş doğrultusundaki ülke gerçeğine aktif müdahaleyi ön plana alan bir siyaset çizgisini ortaya koyuyordu. Buradan hareketle de “faşist güçlerin emekçi kitlelere yönelik saldırılarının emekçi halkın bağrında son dereceğe yoğun dinamikler biriktirdiği” ve halk içinde “kendiliğinden savunma ve dayanışma” eğilimlerinin yükseldiğini dikkate alarak, bu gelişmeleri devrimci bir doğrultuya kanalize etmenin faşizme karşı mücadelenin anahtarı olarak kavrıyordu.

Tüm anti-faşist halk kesimlerini içerecek, devrimci eylemin geniş halk yığınlarının savunma ve dayanışma eğilimleriyle bağlarını kuracak bir platform olarak Direniş Komiteleri gündeme geliyordu. Faşizme karşı mücadeleyi, “halkın demokratik iktidarını gerçekleştirme doğrultusunda bir devrim sorunu olarak kavrayan” Devrimci Yol, “halk iktidar organlarının yaratılması” gerekliliğinden hareketle, Direniş Komiteleri’ni aynı zamanda “en geniş halk iktidar organlarının bir nüvesi olarak kavranması gereğinin” altını çiziyordu.

Bir başka nokta da böylesi bir önerinin somut sorunlar karşısında yaratıcı devrimci inisiyatiflere açık olarak örgütleyecek bir şablonculuğa dayanmamasıydı. Uşak deneyimi içinde “köy komiteleri”, “köy komünleri” biçimlerinde de karşımıza çıkacak, faşizme karşı mücadelenin okul ve mahallelerde alacağı farklı biçimlerde de göreceğimiz bir çeşitlilik içinde bu politika hayata geçiriliyordu. O yüzden bu devrimci pratiklerin yaratıcıları da bu durumu şöyle ifade ediyor: “Bizim geleneğimiz hiçbir zaman şabloncu ve dayatmacı olmadı. Önemli olan adı “direniş komiteleri” olan bir yapı kurmaktan ziyade, o anlayışı kendimize özgü biçimlerde hayata geçirmekti. Bizim yapımız da buydu, kimi köylerde bunun adına “komün” dedik, kimi köylerde “direniş komitesi”, mahallede bunu bire bir yüz yüze ilişkilerle hayata geçirdik” (s. 164). 

ANTİ-FAŞİST MÜCADELEDE ÖN SAFLARA

Ülkenin dört bir yanında olduğu üzere, Uşak’ta da başta gençlik olmak üzere halk içinde oluşan devrimci, ilerici birikimlerin yok edilmesi için faşist saldırı dalgası örgütleniyordu. Artan saldırılar karşısında Uşak solunda “aman sokağa çıkmayın, başımıza iş gelmesin” ya da o bildik “provokasyona gelmeyelim” türü eğilimler kuşkusuz ki ortaya çıkıyor. Sonunda “sokağa çıkıp bizi engelleyenlere karşı mücadele etmemiz gerek” diyen bir tavrın etrafında birleşen aktif bir mücadele hayata geçirilmeye başlıyor. “O militan, fiili kavga süreci Uşak’ta Dev-Genç’in geliştiği, yaygınlaştığı deyim yerindeyse popülerleştiği” (s. 49) bir sonuç ortaya çıkarıyor.

Kontrgerillanın yönlendirdiği faşist güçler elbette kolay pes etmiyor. Uşak tarihini değiştirecek olay ise 17-18 Mart 1977’de gerçekleşecektir. 17 Mart günü, Eğitim Enstitüsü’ndeki ilerici öğrenciler saldırıya uğrar. Solun daha yaygın olduğu YAY-KUR (Yaygın Yüksek Öğrenim Kurumları) öğrencileri onlara desteğe gittiğinde, üzerlerine ateş açılır. Uşak’ta da silah ilk kez faşistlerce sahneye çıkartılarak gelişmeye başlayan devrimci hareketin bastırılması için karanlık tertipleri için işaret fişeği atılır.

Yay-Kur öğrencisi Haydar Ölmez vurulur, ağır yaralı götürüldüğü hastanede “komünist” diyerek müdahale etmeyen doktorların da marifetiyle kan kaybından hayatını kaybeder. Sonrasında iki gün boyunca jandarmanın yaylım ateşleri altında, onlarca yaralı, yüzlerce gözaltı ile Semiha Özakar’ın hayatını kaybettiği dişe diş büyük bir halk direnişi yaşanıyor. “Kadınlı, erkekli, genç yaşlı, toplumun her kesiminden oluşan çok gözü kara bir topluluk” büyük “cesaret, inat ve kararlılıkla” valilik nezdinde bu faşist güçleri dize getiriyordu (s. 100). Uşak halkının ve devrimcilerin büyük kucaklaşmasıydı bu. Uşak’ta artık hayat başka akacaktı…

DEVRİMCİLERİN YÜRÜYÜŞÜ

Bugünlerde pek moda bir tespit olarak toplumu ezelden ebede muhafazakâr ve değişmez bir kimlik içinde hapseden, öyle olduğunda da dönüşüm imkânlarına kapısını kapatan bir aklın muhalefetin zihnini nasıl teslim aldığını görüyoruz. Öte yandan da bir imajların fikirlerin yerini aldığı, örgütlü toplumsal mücadelelerin yerine kişilerin popülaritesinin ikame edilmeye çalışıldığı bir burjuva siyaset tarzı sola da sirayet eden yanlarıyla tüm muhalefeti teslim almış durumda.

Seçim sonrasında muhalefetin haline bakınca da kişisel ihtiraslar ve grupsal çıkarlar etrafındaki çatışmalarla ülkenin geleceğinin nasıl kurban edildiği daha açık görülüyor. Bu da mahkûm edildiği sefalet ve karanlık altında yaşamak istemeyen milyonlarca insan için bir umutsuzluk kaynağına dönüşüyor. O yüzden de dönüştürmenin artık hiç de mümkün olmadığı yönündeki fikirlerle bireysel kurtuluş-kaçış planları öne çıkıyor. Daha birkaç on yıl öncesine ait olan mücadeleler dahi şimdi bir daha yapılamaz kavlinden sayılıyor.

O yüzden şimdi muhalefetin pervasız siyaset eşraflarına bakıp “yapılabilecek hiçbir şey kalmadı artık” diye düşünenleri görüyoruz. Her zaman yapılabilecek bir şeyler vardır, her zaman bir yol bulunur. O yüzden hatırlamak bugüne de anahtardır kimi zaman.

12 Eylül öncesinde Uşak’ta anti-faşist mücadele ile hayatın her alanındaki örgütlenmelerin gelişmesi için bir inisiyatifler patlaması yaşanmaya başlıyor. Hayatın her alanına el atarken “önce şuralarda çalışma yapacağız, ilk buraları örgütleyeceğiz diye çoktan seçmeli bir örgütlenme” sırası yapmaksızın “okuldaysak okulları, çalışıyorsak işyerlerini, mahalledeysek mahalleyi, köydeysek köyü” örgütlemeye koyulan biteviye ve her yanı sarıp sarmalayan bir hareket açığa çıkıyor.

Zaten bir yerden gelen değil, oralı olan ve parçası olarak varolan devrimciler sözün değil eylemin kudretiyle hayatı dönüştürüyordu. “Günümüz mahallede geçer, yardım edilmesi gereken bir iş varsa mutlaka ucundan tutardık. Kömürü taşınacak olan varsa kömürünü taşırdık, evi boyanacak olan varsa ona yardım ederdik, yakacak odunu olmayana odun bulurduk. Derdi sıkıntısı olan ilk bize gelirdi. Kendi çapımızda sosyal devlet olmuştuk mahallede” (s. 137).

Somut sorunlara odaklanmış ve çözümü de halkın katılımıyla gerçekleştiren bir hayat örgütlenmesi, her tür başka kimlik karşıtlıklarını da aşacak bir ortaklığı oluşturduğu ölçüde insanlar da kendi hayatları hakkında söz sahibi olabilme kudretini yaşamaya başlıyordu. Hayatı da insanı da dönüştüren bu devrimci eylemcilik, 1970’ler Türkiye’sinde devrimci hareketin yarattığı –bugüne izleri saklı kalan– büyük bir devrimci toplumsal aydınlanma dalgasının yaratıcısıydı.

Benzer bir sonucu şimdi büyük oranda tarikatların da kuşatması altındaki köylerde de görmek pekâlâ mümkün. Köylere atılan ilk adım “köylülerle birlikte tarla ve bahçelerde çalışmak” biçiminde gerçekleşiyor. Böyle bir dayanışma adım adım köylüleri de içine alarak genişlerken köylüler için pek çok devrimcinin çıkar beklemeksizin yaptığı bu faaliyet bir sempati dalgası yaratır. Devrimci gençler kısa zamanda sofrada yeri olan köyün çocuklarına dönüşürken, dayanışmada köylülerin katıldığı bir imece kolektifleri biçimini almaya başlar. Ortak üretim ve dayanışmayı temel alan Köy Komünleri ya da başka yerlerde “Komiteleri” aracılığıyla, sadece tarlanın yükü paylaşılmaz sosyal-siyasal ilişkilerin dönüşümü de adım adım gerçekleşir. Zamanla farklı siyasi görüşlerden insanların da katıldığı bu ortak zeminler, köyün tüm sorunlarının da çözüm merkezi haline gelir. Elbette, bugün olduğu üzere dün de kolay değildi ki o yüzden bu mücadeleyi yürütenler de “o topraklardaki insanların yüz yıllık, belki de beş yüz yıllık hayat tarzlarını değiştiriyorduk. Bu hiç kolay iş değildi” diyor (s. 336). Bu sadece bir dayanışma değildi zira bir tür derebeyine dönüşmüş zorbalar karşısında köylüye ayağa kalkma kudretini veren bir dönüşümdü.

YARINLARINA SELAMLA

Elbette hiçbir şey kolay başarılamaz. O dönemde sırtını arkadaşına verip “yalın bilek kavgaya tutuşan” devrimcilerin ölümle yaşam arasındaki ince çizgide bitmeyen cesaret ve fedakârlıkları olmasa hiçbir şey kendiliğinden değişip dönüşemezdi.

O yüzden de böyle bir devrimciliği de “herkesin hareket için elinden geleni verdiği”, “varıyla yoğuyla bu mücadele için yaşadığı” ve mücadeleden “başkaca kaygıların ön planda olmadığı” bir bağlılığı da hatırlamak zorundayız.

İşte böyle büyük emeklerle yaratılarak, içinde halkın bağrında yeşermiş tüm güzellikleri saklayan yıldızlı yumruğun sadece dününe değil, güzelliklerinin çoğalacağı yarınlarına da selamla…

* Hepimizin Hikâyesi, Uşakta Devrimci Mücadele (1975-1981), Yayına Hazırlayan: Mutlu Arslan, SOL Kültür Yayınları.

*Uşak’taki devrimci mücadeleyi anlamak için Nurşen Bakır’ın yönetmenliğini yaptığı ve Büyük Kayalı Köyü deneyiminin anlatıldığı “Karık” belgeseli de önemli bir belge niteliğinde. Belgesel https://vimeo.com/89351401 adresinden izlenebilir.

  • Kaynak Birgün

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Meteoroloji il il uyardı: Çok kuvvetli yağış etkili olacak Gündem
Şubat 11, 2026

Meteoroloji il il uyardı: Çok kuvvetli yağış etkili olacak

HDK davası: Ercüment Akdeniz'in duruşması ertelendi Gündem
Şubat 11, 2026

HDK davası: Ercüment Akdeniz'in duruşması ertelendi

Taliban'dan yeni yasa: Kölelik ve istismar yasallaştı, 'Hanefi' mezhebinden ayrılmak suç sayıldı Dünya
Şubat 11, 2026

Taliban'dan yeni yasa: Kölelik ve istismar yasallaştı, 'Hanefi' mezhebinden ayrılmak suç sayıldı

ZAMAN AKIŞI

Şub 12 17:46

Autorización de Stake De cualquier parte del mundo: legalidad así­ como verificación

Şub 12 17:32

The economic impact of the gambling industry in Thailand.

Şub 12 17:30

Lucky Share Casino Gambling enterprise Review 2026 Our Get: step 3 9 5

Şub 12 15:27

Esperienze da high roller come vivere il brivido del gioco nei casinò di lusso

Şub 12 15:10

How Bethall Casino Influences Cultural Approaches to Gambling

Şub 12 13:24

Promociones de casino cómo aprovechar al máximo los bonos disponibles

Şub 12 11:41

Вербовое в личный кабинет 1xBet: как зайти возьмите должностной веб-журнал БК

Şub 12 11:36

Plinko Online játékkiadvány: Egyszerű tippek a játékhoz, a győzelemhez és a rendszerek előnyben részesítéséhez

Şub 12 11:06

“Pin Up Casino: Уникальный игровой опыт для игроков из Узбекистана”

Şub 12 02:08

1xBet promo-kodi va qanday ro'yxatdan o'tish kerak, 2026-yil uchun eng so'nggisi va karbürator bonusi

Şub 12 02:01

1хбет зарегистрирование: в под замком выкрик возьмите должностном сайте букмекерской конторы

Şub 12 01:50

Официальный журнал игорный дом 1ХБЕТ Игровые Аппараты, праздник, кабинет пользователя. Злободневное гелиостат 1XBET

Şub 12 01:47

Вербное в Кабинет пользователя 1xBet как ввалиться на должностном веб сайте букмекерской конторы

Şub 12 01:31

1xbet 1хбет: премия во время регистрирования $400 Веб-обозрение а еще отзывы в рассуждении 1xbet. Ставки возьмите футбол, большой теннис, стоянка. Праздник получите и распишитесь 1 Буква Ремиз

Şub 12 01:20

Промокод 1xBet 2026 при сосредоточения на сегодня: в каком месте арестовать промокоды 1хБет получите и распишитесь 76000 рублей

Şub 12 01:13

Скачать 1xBet адденда получите и распишитесь Айфон

Şub 12 01:11

Официальный веб-журнал Ставки на авиаспорт онлайн а также казино

Şub 12 01:07

Как выиграть в 1xbet: рекомендации, тактике благополучной забавы 1хБет

Şub 12 01:05

1xBet маневренная разновидность фиксация а также праздник в личный агрокабинет 1хБет с телефона

Şub 12 00:56

Промокод 1xBet актуальный автокарбюраторщик на данный момент

Şub 12 00:45

Прогнозы на спорт в данный момент: безмездные прогнозы от профессионалов

Şub 11 23:56

Best Real money Casinos on the internet in the Us Enjoy and you may Winnings Real Cash

Şub 11 23:56

1xbet bukmeker şirkəti hazırda aktivdir.

Şub 11 23:54

1xbet giris_uvot: əlaqə, ünvan, köşk, iş bloqu, məhsul kataloqu və daha çox fikir :: PV Rusiya

Şub 11 23:47

1xbet bukmeker şirkəti rəsmi veb saytında hava idmanı mərclərini qəbul edir və imzalayır

Şub 11 23:41

Migliori casa da gioco online AAMS: I siti casa da gioco online top del 2025

Şub 11 22:37

Kody Atrakcyjne do odwiedzenia Vavada Casino Sieciowy Kod bonusowy z brakiem depozytu od momentu Vavada Kasyno 2025

Şub 11 22:36

Formalny bukmacher oraz kasyno Mostbet PL Zacznij wraz z 220 spinami i bonusami!

Şub 11 21:54

Bütçenizi nasıl etkili bir şekilde yönetirsiniz

Şub 11 20:29
Gündem

Meteoroloji il il uyardı: Çok kuvvetli yağış etkili olacak