• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Nisan 3, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      Kime karşı kiminle birlik?

      Kime karşı kiminle birlik?

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

    • Yaşam
      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

      Matematikçiler Onlarca Yıllık Problemi Çözmek İçin Tekerleği Yeniden İcat Ediyor

      Matematikçiler Onlarca Yıllık Problemi Çözmek İçin Tekerleği Yeniden İcat Ediyor

      Soğuk Hava Hasta Etmez! Peki Neden Hastalıklar Kışın Daha Yaygın?

      Soğuk Hava Hasta Etmez! Peki Neden Hastalıklar Kışın Daha Yaygın?

    • Türkiye
      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

      Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

      Akit yazarı emeklileri hedef aldı: "Ne istiyorsunuz?"

      Akit yazarı emeklileri hedef aldı: "Ne istiyorsunuz?"

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    • Dünya
      Duvardaki tuğla İran mı?

      Duvardaki tuğla İran mı?

      İnsanlık için iyi olan NATO’nun güçlendirilmesi değil dağıtılması!

      İnsanlık için iyi olan NATO’nun güçlendirilmesi değil dağıtılması!

      Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

      Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

      Ambargo: Sessiz bir savaş biçimi

      Ambargo: Sessiz bir savaş biçimi

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Duvardaki tuğla İran mı?

      Duvardaki tuğla İran mı?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      Nasıl bir sağlık ortamı, nasıl bir hekimlik için mücadele?

      Nasıl bir sağlık ortamı, nasıl bir hekimlik için mücadele?

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter

Abdestli Kapitalizmin Kıblesi: Zemzem Towers

Ağustos 26, 2011 5 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Her görüş, ideoloji, din kendi sembollerini ortaya çıkarır. Kendisini resmettiği, sembolleştirdiği, örneklediği somut mekânlar üzerinden ifadelendirir. Mekke şehir olarak Arafat- Mina- Müzdelife- Safa- Merve- Kâbe mekân olarak İslam ruh, idrak ve düşünüşünün sembolü olarak görülür. Bu meyanda Müslüman toplum içinde farklılaşan bakış açılarının, etkilenmelerin, eklemlenmelerin neticesi olarak ortaya çıkan görüşleri sembolize eden yapılar inşa edilmiştir. Yapan kişiler- kurumlar bunları çoğunlukla sembol niyetiyle yapmaz ancak süreç onların pratikleriyle birleşerek o düşünüş- durum- vaka için sembol niteliği kazanır.

Zemzem Tower kapitalist sistemle karşılaşan Müslümanların kendi pratiklerindeki oluşan etki ile birlikte ahlak, düşünüş ve yaşayış biçimlerini yansıttıkları bir mekân olma hüviyetindedir. Mekân olarak Kâbe’nin hemen yanı başındadır. 601 metre yüksekliği ile de Suudi Arabistan’ın en yüksek binası, Dünya’nın en yüksek ve en büyük otelidir. Dünya Müslümanlarından zengin olanlarının devre mülk tipi olan kısımlarını satın aldılar. 2006’da 700 Türkiyelinin satın aldığı basına yansımıştır. Yapı içeriğiyle kapitalistleşen Müslüman zihnin sembolize mekânı olarak görülebilir. Genel anlamda bir otel, devre mülk, alışveriş merkezi olarak inşa edilmiştir. Birkaç parçadan müteşekkil yaşam kompleksidir. Bu mekân hem yeni zamanların Müslümanlarının yaşam örnekliğini göstermekte hem de hedef olarakta önlerine konulmaktadır. Bu yapıların merkezindeki bina Zemzem Tower olarak isimlendirilmiştir.

İsim olarak seçilen Zemzem bu topraklarda Kâbe’nin de varlık sebebidir. Hayatın da mayası olan su olmasaydı burada yerleşim mümkün olmazdı. Bu su Müslüman zihinde temizlenilen, şifa bulunan, doyuran, arındıran bir anlama sahiptir. Zemzem geleneği yansıtırken, Towers kapitalist sistemin kibrini, ayrıcalığını, bütün kutsallara karşı üstünlüğünü, ilahlaşarak kendi ifadelendirdiği yapılar olmuştur. Kapitalist sisteme zemzem ile abdest alınmak istenmektedir. Zihinlerde ve kalplerde yerleşen niyetler artık amelleşmektedirler. Zemzem normalde sahip olunan günahları arındırarak Kâbe’de Allah huzuruna varmak üzere olan insanı temizleme aracı iken bu mekânla Kapitalizmi kutsamak ve meşrulaştırmak için kullanılmaktadır.

En alttan en üste doğru bina yerleşimine baktığımızda kendi özgünlüğü içinde farklı bir yeri olduğu görülecektir. Zemzem Towers en altında alışveriş merkezi yer almaktadır. AVM’ler kapitalist tüketim ahlakının şehirlerdeki- mahallelerdeki yansımalarıdır. Bu merkezlerde ancak belli markaların pazarlanma imkânı bulduğu, eğlence, dinlenme ortamı olarakta insanların evden sonraki ilk tercih ettikleri yaşam mekânlarıdır. Bu mekânlar tüketime dayalı bir yaşam modeli oluşturmakta, insanları buna teşvik etmek için mabedvari bir ilişki kurarak insanları çekmektedirler. İslam kültürünün çarşı merkezli ve paylaşıma dayalı modeline karşılık AVM’ler marka hegamonyası altında rekabeti ortadan kaldıran ve tüketmek- artırmak için yaşayan bir ekonomik modeli önermektedirler. Dünyada hâkimiyetini kurmuş olan belli markalar orada yer edinmiştir. Bu merkezlere insanları tüketim için çekebilmek için Kâbe gibi Müslüman zihnin inşasında önemli yeri olan sembol nasıl kullanıldıysa, ülkemizde de örneğin Kutsal Emanetler Sergisi düzenlenmekte, popüler hocalardan Ramazan Sohbetleri programları yapılmaktadır. Zemzem Tower içinde cafeler bölümünde Hz. Nuh’un gemisini sembolize eden büyük gemi maketleri konulmuştur. Müslüman zihnin kutsalları pazarlama nesnesine dönüştürülmüştür.

Alışveriş merkezinin üstünde yerleşim yeri olarak devre mülkler ve otel yerleşimi bulunmaktadır. Giriş bölümüne bakmak mümkün oldu. Binbir gece masallarını aratmayan ihtişam ile teşrifatı iç kısımlarındaki durum hakkında fikir vermekteydi. Bu mekânlarda ultra zenginlerin ancak konaklayabileceği yer olarak tanzim edilmiştir. Zenginlerin kendi yaşam standartlarına göre şekillendirilmiştir. Yapım aşamasında yapılan tanıtımlarda Kâbe manzaralı olması üzerinden pazarlanması yapılıyordu. Üstten küçücük bir ev olarak görünen Kâbe manzarasında kendilerini insanlarla eşitlemeye çağıran mekâna karşı kendi güç ve kibir budalalığı içinde helakini hazırlamaktadırlar. Kâbe’de yalınayaklı ve hiçbir ayırt edici öğe taşımasına fırsat ve izin verilmeyen zengin- yönetici- iktidar kesimi dışarı çıktığında bu anı modelleyeceği yerde üzerine yapışan bir leke gibi hemen asli rolüne girmek için acele etmektedir. Kâbe’de tavaf sonrası namaz kılarken, namazlığının üzerinde Hilton oteli yazısı ve sembolü bulunan kişi namazlığını serip kılmak üzereydi. Orada geçmekte olan görevli namazlığı sermeden ibadet yapmasını tavsiye eden görevliye uyarak kaldırmak üzereyken arkadan eşi olduğu anlaşılan bayan sertçe bir şekilde secde yerine denk gelen yere namazlığı serdirdi. Alnını yalınayaklıların tavaf ettiği yere değmesini hijyenik açıdan doğru bulmamıştı. Kendilerini diğer insanlarla eşitleyen hiçbir duruma fırsat verilmemekteydi. Gönülleri artık rahat oldu zenginlerin. İbadet standartları onların yaşam konforuna uygun hale getirilmiş bulunmaktadır. Zorunlu haller dışında ayak takımı ile aynı ortamı paylaşmamaktadır. Kendi mekânına sığınmakta ve yukardan insancıkların dönüşünü seyre dalmaktadır.

Yerleşim- oturum olarak kullanılan katların üzerinde Suud yönetiminin Müslüman Saati olarak tanımladıkları devasa saat bulunmaktadır. Yine Kâbe gibi dört yönlü olarak konumlandırılan saat gece- gündüz Mekke şehri sınırlarına girildiği anda her yönden görülmektedir. Zamanın ruhu ve hâkimi bizleriz dercesine hâkimiyet hülyalarını yansıtmaktadır. Zaman bizim yörüngemizde işlemektedir, sizlerde buna tabi olacaksınız demektedirler. Kâbe’de ibadet halinde iken saat için en kolay bakılan yer burası olmaktadır. Bakmak için Kâbe’den yüz çevirip yukarıya doğru kaldırarak bakmak zorundasınız. Siz istediğiniz kadar ibadet edin, mülkün sahibi bizleriz ve bize itaat etmek zorundasınız demek istemektedirler. Orada Allah’a ibadet ediyorsunuz ancak bizler bu yönetime ortağız iddiasında bulunmaktadırlar.

Saatin üzerinde Kâbe gibi dört yönlü olan Allah lafzının olduğu yazı yer almaktadır. Hâkim ve hüküm sahibi olan Allah’ın adıyla, O’nun adına hâkimiyetini yürüttüklerini ifadelendirmektedir. Allah’ın yeryüzündeki gölgeleri olarak sahip oldukları gücü kutsallaştırmaktadırlar. İdeal olanın kendi yaşam standartlarını taşıyan hal ve pratik olduğu, otelden görünen bu cüce insanların kendilerini örnek almaları gerektiğini düşünmektedirler. Allah zenginleri fakirler gibi yaşamaya davet ederken, burada zenginler fakirleri kendileri gibi düşünmeye ve yaşamaya davet etmektedirler. Bütün bunlar Allah’ın kendilerini zengin kılması ve bundan dolayı ayrıcalıklı olduklarını düşünerek varlıklarını meşrulaştırmaktadırlar.

Zemzem Tower’ın en üstünde- başında cami ve minarelerin değişmeyen sembollerinden olan Âlem konulmuştur. Yol gösteren, işaret ve bayrak anlamı taşıyan âlem Zemzem Towers’ın başına konularak Müslümanlara yol gösterilmeye çalışılmaktadır. Âlemin parçası olan Hilal İslam’ın sembollerinden biri olarak kullanılmaktadır. Hıristiyanlıkta haç, Yahudilikte Davud Yıldızı kullanılmaktadır. Zemzem Tower’ın en üstüne konulan hilal ile bu mekânın İslam’ın ruhunu yansıtan, rengini barındıran ve örnekleyen mekân olduğu iddiası da yatmaktadır. Âlem- Hilal yeni Müslüman zihnin artık kapital- mal- mülk- sınıf- tüketim merkezli yaşam inşa ettiği için yeni mescidler bu mekânlar ve emsalleri olmuştur. Şu anda tüm dünyada mescidlerden ziyade tüketim unsurlarının barındığı mekânlar yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Mescid İslam dini ve düşünüşünün konuşulduğu, inşa edildiği, paylaşıldığı, düzenlendiği yer olarak bugün artık Müslümanlar açısından o değere haiz görülmemekte hayatın bütün yönünü tüketim kültürü ve bunun yaşandığı merkezler belirlemektedir. Bu vesileyle mekânın en üstünde mescid dışında âlem taşıyan tek mekân olma vasfını barındırmaktadır.

Zemzem Tower bütün bu özellikleriyle Mekke’de yeni bir sembol olarak inşa edildiği ifade edilmiştir. Kâbe ve çevresinde sembol olarak belirlenen yapılar bellidir. Mekke şehrinin bunlar dışında bir sembole ihtiyacı yoktur. Yapılacak bütün planlamalar bu sembolleri açığa çıkartan, öne koyan, belirleyici kılan tarzda olması gerekirken, uygulamalar bu sembolleri ikinci plana itecek veya ortak kılacak çalışmaların yapıldığını göstermektedir.

Kâbe artık bu mekâna göre konumlandırılmaktadır. Daha önce Mekke şehrinin şekil aldığı, tanımlandığı, tarif edildiği mekân Kâbe iken şimdi ise Zemzem Towers belirleyici olmaktadır. Kâbe’nin yeri bu binaya göre belirlenmekte ve bilinmektedir. Kâbe’yi ziyaret etmeye giden insanların gündemlerine önce Zemzem Towers girmektedir.

Zemzem Towers’da fakir Müslüman ülkelerden getirilen yoksul insanların ucuz iş gücü bağlamında modern kölelik statüsüyle çalıştırıldıklarını görmekteyiz. Ortadan kaldırılmak istenen kölelik daha acımasız şekilde sürdürülmeye çalışılmaktadır. Sınıfsal kimliği barındıran bu mekân üzerinden din anlayışının geleceğini görmek mümkündür. Hz. Ebubekir dönemindeki gibi insanlar İslam’ın tüm rükünlerini kabul edip yaşamak durumunda iken sadece mal- mülk paylaşımında şerhlerini düşmekteydiler. Dinin kendi mülkiyet ilişkilerine peygamberin yaşam tarzında vücud bulan ve vahiyle belirlenen anlayış içinde düzenlenmesine karşı çıkmaktadırlar. Artık din savaşı mülkiyet üzerinden ortaya konulan tavra göre netleşmektedir.Yaşadığımız zamanların nereye doğru yöneldiğini gösteren Zemzem Tower; Ebrehe, Karun ve modernleşmiş Mekke cahiliyesinin niyetlerinin pratik yansıması ve sembolü olmuştur. Ebrehe Kâbe’nin taşıdığı değere karşılık oluşan ziyaretçileri ve ekonomik döngüyü kendi yapacağı mabede yönelmesi için burayı yıkmak istemişti. Kendi yaptığı sembol bir mabed etrafında bulunmaya ve ziyarete çağırmaktaydı. Karun zenginliğinin büyük kibrini yansıtan yüksek binalar inşa ediyordu. Ayrı bir yerde mabed inşa etmeye gerek kalmadı. Dubai kuleleri bunu karşılayamadı. Kâbe’ye yönelmiş gibi yaparak kendi sembollerinin huzurunda eğilmektedirler. Allah’ı bilen, tanıyan müşriklerin peygamberden istedikleri kendi mal, mülk ve konumlarının paylaşımı olmazsa kendisine iman edeceklerini bildiren Mekke cahiliyesinin arzusunun modern zamanda gerçekleşmiş hali olarak karşımızda durmaktadır. Mekke cahiliyesinin önderleri artık abdest almakta, namaz kılmakta, oruç tutmakta ve diğer ritüellerini yerine getirmektedirler. Ancak mülklerini paylaşmaya yanaşmamakta, egemenlikleri üzerinde bir müdahaleye izin vermemekte, kendi refah ve konforlarına yönelik özentiyi hoş görmekte, eleştiriyi ise boğmaya çalışmaktadırlar. Ve bütün bunları din adına, Allah adına yapmaya devam etmektedirler.

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

5 Comments

  1. Ayhan Maloglu
    27 Ağustos 2011 at 09:05

    TAPMAK

    Kelimesi anlam olarak
    İlah tanınan varlığa karşı inancını ve bağlılığını belirli kurallar çerçevesinde göstermek.
    Mecaz olarak Tutku ile sevmek, bağlanmak. Birine çok değer vermek.
    Simdi önce aynadaki bize.Sonra cevremize, insanlara düsünerek bir bakalim.
    Yasantimizdaki ilk sirada deger verdiklerimiz neler.Bizi kendine baglayan.
    Ugrunda en fadaker oldugumuz hangi nesneler.
    Adina ask sevgi deyip sensiz nefes alamam? Ölürüm sensiz cenneti bile istemem deyip. Karsi cinse tapanlar.
    Gece gündüz calisip zaruretin disinda.Daha güzel kiyafet daha güzel araba
    Daha güzel esyalara tapanlar.
    Yeterki isinde basarisi kazanci yükselsin diye patronuna tapanlar.
    Siyasi areneda liderlerine tapanlar.Bir bölümünü kacirsa uyuyamayip dizilere tapanlar.Ben evlatlarim icin yasarim? Deyip evlatlarina tapanlar.
    Herseyi yemek icmek olup midesine tapanlar.
    Tüm sosyal yasantisi huzuru dengesi tuttugu takima bagli olup takimina tapanlar
    Düsünce, görüs ,ideolejileri herseyin üstünde görüp fikirlere tapanlar.
    Yan tarafta komsunun cocuklari acken.Kedisine köpegine insandan fazla deger verip hayvanlara tapanlar.
    Yastiginin altinda altinlari biriktirip. Fiyatinin yükselmesini bekleyip onlari oksarken ici yag baglayip al-ti-na tapanlar.
    Vay saclarim,vay tirnaklarim,vay burnum, orasini burasini degistirip kendine et ve kemigine tapanlar.
    Kabirlere toprak olmuslara heykellere tapanlar.
    Peygamberleri insan olmadan cikarip ilah yapip peygamberlere tapanlar.
    Listeyi daha cokca uzatabiliriz. Tüm bu sayilanlar bize ihtiyacimiz kadar ölcülü bir sekilde kullanmamiz icin emanet verilen asli bizim olmayanlar.
    Yerleri ve sirasi degistirlmis sevgiler,baglilklar anlasilmadan tapilanlar olur
    Bügün dünyada öküze tapanlar biraz daha avantajli .Ac kalsa ölmemek icin taptigini kesip yiyebilir.

    Ey insanlar, eğer benim dînimden şüphe ederseniz, bilin ki ben Allah’ı bırakıp sizin taptıklarınıza tapmam. Ancak s

  2. Amargi
    28 Ağustos 2011 at 07:12

    sembolik evrende her işleyiş bir aktarımdır gibi bi laf vardır, Hac’da-Kabe’de bunu ustanın ifade ettiği biçimleriyle görüyoruz.O kulenin inşa edilişi (işleyiş ?) bir aktarımdır, mesaj, ifade etmenin bir biçimi.. Rüstem Budak bunu çok güzel yakalamış.Uzun yıllar önce kavmin ileri gelenlerince elegeçirilen bu din (karşıdevrim?) hac’ı eşitlik ritüelinden arındırmış, sınıflı toplumgerçeğinin en önce müslümanların gözüne sokulduğu bir ayine çevirmiştir ( kendince) Öte yandan biz orada aynı zamanda kendini dine dayandıran bir devletin otoritesini de an be an hissederiz.Resmi üniformalı adamların her kareye girmesi kadar, o kulelerin esas sahibi olmasına ama belki de en önemlisi ümmetin böylesi bi eşitlik ritüelini kendi kendisine örgütlemesi imkanı olmayışında biz devleti hep görür ve hissederiz. Dolayısıyla yoksul kul eşitliği aktarırken zenginler ve otoriteler de eşitsizliği ve tahakkümü aktarmaktadırlar.

  3. Rıdvan Işık
    29 Ağustos 2011 at 15:42

    yazık çok yazık…Alçaklık başkaca şey değil,Kutsal topraklar yahudi ve bedevi karışımı zihniyetin işgali altındadır,bunu herkesin bilmesi lazım,Suudi arabistan zihnen-iktidaren yahudileşmiş bir ülkedir.daha ne utanç verici şeyler var,

  4. Mustafa Demir
    31 Ağustos 2011 at 20:25

    Teşkkürler Rüstem Hocam,
    dün(30.08.2011)bayram sabahında oradaydım ve o ucubeye bakıp yaklaşık aynı duyguları yaşadım. Yazılarımda paylaşacağım inşallah.Riyad’tan Selam ve saygılarımla.

  5. mustafa karakaya
    1 Eylül 2011 at 21:34

    Allah hepsini islah etsin

Yorumunuzu bırakın


ZAMAN AKIŞI

Nis 2 11:27
Gündem

Duvardaki tuğla İran mı?

Nis 2 11:26
Arkasayfa

1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

Mar 31 13:32
Ekonomi

Kepenkler inince işsiz sayısı katlandı

Mar 31 13:27
Ekonomi

Ekonomiye güven kötümser seviyede

Mar 31 13:11
Emek

Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

Mar 31 13:04
Ekonomi

Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

Mar 30 13:21
Gündem

Akit yazarı emeklileri hedef aldı: “Ne istiyorsunuz?”

Mar 30 13:18
Emek

İşsiz gençler, çalışan emekliler!

Mar 30 13:15
Emek

Nasıl bir sağlık ortamı, nasıl bir hekimlik için mücadele?

Mar 30 13:13
Gündem

İnsanlık için iyi olan NATO’nun güçlendirilmesi değil dağıtılması!

Mar 30 13:11
Ekonomi

Ekonomiye güven mart ayında yine azaldı

Mar 29 12:08
Arkasayfa

Abdülaziz Tantik’in Kaleminden: Bilim, felsefe ve akıl… ‘Modernliğin doğuşu’

Mar 29 11:54
Gündem

Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

Mar 29 11:26
Gündem

Matematikçiler Onlarca Yıllık Problemi Çözmek İçin Tekerleği Yeniden İcat Ediyor

Mar 29 11:19
Sağlık

Soğuk Hava Hasta Etmez! Peki Neden Hastalıklar Kışın Daha Yaygın?

Mar 28 11:21
Sağlık

Tembel Değilsiniz Sadece Erteleme Alışkanlığına Sahipsiniz

Mar 28 11:18
Kültür & Sanat

Epistemik sınır ihlali: Çok zeki insanlar neden bazen saçmaca konuşurlar?

Mar 27 12:17
Arkasayfa

Olaydan ne anlıyoruz?

Mar 27 11:58
Arkasayfa

‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

Mar 27 11:54
Emek

Ekmek, adalet ve işçi sınıfı

Mar 27 10:39
Kültür & Sanat

Aptallığın altın yasası: Aptal bir insan nasıl anlaşılır? Bir insanın aptal sayılması için kaç aptalca davranış gerekir?

Mar 27 09:32
Kültür & Sanat

Realizm

Mar 26 15:32
Kültür & Sanat

Okültizm

Mar 26 15:25
Kültür & Sanat

İnsanlık Soy Ağacı Düşündüğümüzden Çok Daha Fazla Birbirine Bağlıdır

Mar 26 15:23
Sağlık

Antidepresan kullanımı neden depresyon vakalarından daha hızlı yükseliyor?

Mar 26 15:15
Gündem

Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

Mar 26 15:08
Ekonomi

Bakan Bayraktar’dan ‘doğalgaz ve elektriğe zam gelecek mi?’ sorusuna yanıt: ‘Nisan ayı içinde…’

Mar 26 12:34
Ekonomi

Bakanlık’tan ‘evlilik kredisi’ açıklaması: Yaşa göre ‘kademeli destek’

Mar 26 12:30
Ekonomi

Ulaş Karasu: Ücretler eriyor, mutfak yanıyor, kiralar artıyor

Mar 26 12:29
Ekonomi

Savaş semt pazarlarını vurdu: Esnaf tezgah açamıyor, satışlar taneyle