Suriyeli kaynaklara göre Alevilerin “Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi”ni kurması, HTŞ rejiminin Türkiye’deki gibi kendi Alevilerini oluşturma girişimine bir yanıt. Eylülde New York’a gidecek olan Colani, imaj peşinde.
ABD ve Batılı aktörler Suriye’yi şekillendirme girişimlerini sürdürürken HTŞ’nin hedefindeki Alevilerin Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus’u kapsayan “özerklik” ilanı denklemde yeni bir aktör yarattı. 8 Aralık’ta Esad yönetiminin devrilmesinin ardından iktidara el koyan radikal İslamcılar tarafından katliamlara uğrayan Alevilerin kurduğu “Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi” sahada da masada da etkin olmaya çalışacak.
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) öz yönetim isteğinin Lazkiye ve Tartus vilayetleri ile Humus ve Hama’nın bazı kısımlarını kapsadığını, coğrafi kriterlere dayalı bir federal yapı girişimi olduğunu kaydetti. Suriye için en uygun yönetim şeklinin laik ve demokratik bir federal sistem olduğu, tek renkli bir merkezi yapının reddedildiği kaydedildi.
KUZEY VE GÜNEY ÖRNEĞİ
Esad’ın devrilmesinin ardından Kürtlerin kuzey ve doğudaki özerk yapısının yanına Dürzilerin güneydeki özerklik ilanı da eklendi. Suriye hâlihazırda üç parçalı bir siyasi yapıya sahip. Türkiye’nin kuzeydeki varlığı da devam ediyor. ABD ve Fransa’nın öncülüğünde SDG’nin Şam’a entegrasyon girişimlerinde anlaşmazlıklar aşılmış değil. Türkiye’nin desteklediği Ahmet Eş Şara (Colani) yönetimi, SDG’nin özerklikten vazgeçerek kendilerine katılmasını talep ediyor. Kürtler ise kendi yönetimlerine sahip oldukları, haklarının anayasal güvenceye kavuştuğu bir modelde ısrarcı.
Amerikan yönetimi SDG ve HTŞ’yi bir noktada uzlaştırmanın peşinde. ABD’nin Türkiye ve Suriye Özel Elçisi Tom Barrack son olarak “federasyonun bir tık altı” diyerek Kürtlere, Şam’a ve Ankara’ya mesajlar verdi.
HTŞ’NİN HAMLESİNE YANIT
BirGün’e konuşan Suriyeli Alevi kaynaklar, girişimin ardındaki temel etmenin Colani yönetiminin kendi Alevilerini yaratma planı olduğunu söyledi. Buna göre, “konsey ilanı” HTŞ yönetiminin kendine yandaş Alevi örgütlenmesi kurmasının ardından geldi. Ankara’nın güdümündeki HTŞ yönetiminin AKP iktidarının taktiklerini uygulayarak, kendi Alevilerini yaratma girişiminin tepki çektiğini kaydeden kaynaklarımıza göre, Colani Alevileri bölüp parçalayarak, kendi dümeninde çekmeye çalışıyor.
COLANİ İMAJ PEŞİNDE
Ülkenin Akdeniz sahil bandındaki Alevilerin bütünlüğünü parçalayarak en azından bir kesimini kendi dümenine çekmek isteyen Colani’nin amacı “rejimin Alevileri” üzerinden uluslararası arenada imajını düzeltmek. Eylül ayında New York’taki BM Genel Kurul açılışına davet edilen Colani’nin BM kürsüsünden dünyaya sesleneceğini belirten kaynaklar, HTŞ liderinin ABD’ye “Alevilerin de desteğini aldım” kozuyla gitme planlarını yaptığını vurguluyor.
Colani’nin cezaevlerindeki 4-5 bin asker tutukluyu da bırakarak bir “iyi niyet” gösterisi yapacağı, bu vesileyle kendi Alevileri üzerinde bir popülarite kazanmaya çalıştığı vurgulandı.
Ülke dışında örgütlenen konsey, ülke ismi vermese de kendilerini destekleyen ülkelerin olduğunu söylüyor. Gözler Rusya’ya çevrilse de Fransa ve BAE de dillendiriliyor.
“Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi”nden önceki Alevi meclisi gibi çeşitli oluşumların içinde yer alan kaynağımız, konsey ilan eden aktörlerin yapısına dair de şunları ifade ediyor:
“Orta ve Batı Suriye Konseyi’ni ilan edenlerin hepsi yurt dışında, bir kısmı Avrupa’da, ağırlıklı olarak İngiltere ve Almanya’da. Bir kesimi BAE’de. Gerçekte sahada pek bir güçleri yok. Ekonomik, siyasi, askeri güçleri sınırlı. Haliyle konseyin ileriye gitme ihtimali fazla değil.”
TOM BARRACK ETKİSİ
Kaynaklarımıza göre konsey oluşumunu da Suriye’deki çeşitli aktörlerin kendi öz yönetimlerini oluşturması tetiklese de, asıl tetikleyici unsur ABD Elçisi Barrack’ın sözleri oldu.
Barrack’ın Suriye için merkezi olmayan bazı yönetimler düşünmeli mealinde konuşmalarının kimi Alevileri heyecanlandırdığı ifade edildi. Kaynağımız şunları diyor:
Golan’daki bir iki Alevi belde var. Bunlar zamanında bazı İsrailli sorumlularla görüştü, sahil kesimindeki katliamlara karşı destek istedi. Ancak İsrail bu talebe uzak kalmış, “orası bizim stratejik uzantımız değil” cevabı alınmış. Kendilerini yalnız hisseden ve bir güce dayanmayan Aleviler içeriden veya dışarıdan bir destek bulma gibi saiklerin de etkisiyle bu yönlü bir girişime kalkıştı.
ALEVİLER TEK PARÇA DEĞİL
Suriye’deki Aleviler de bir bütün değil. Haliyle “konsey” ilanı da beklenen etkiyi en azından şimdilik oluşturmuş değil. Şayet “konsey” arzu ettiği şekilde bütün Alevileri etrafında toplayabilirse SDG ve Süveyda Askeri Konseyi gibi önemli bir aktöre dönüşebilir.
Bölgeyi yakından takip eden Hediye Levent de Evrensel’deki yazısında Aleviler içinde birkaç farklı yaklaşımın olduğunu şu sözlerle dile getirdi:
“Bir kesim Eş Şara yönetimi ile anlaşılması gerektiğini savunurken Türkiye ile kurulacak temasın ve Türkiye’den alınacak desteğin bu anlamda önemli olduğunu düşünüyor. İkinci kesim ise Eş Şara yönetimine tamamen karşı, ancak Alevilerin Dürziler veya SDG gibi silahlı yapılarının olmaması, kendilerini destekleyecek uluslararası yapı ya da ülkelerin öne çıkmamış olması gibi sebeplerle sıkışmış durumda. Yine Suriye’deki Alevilerin siyasi ya da dini liderlerinin olmaması, böyle bir yapının oluşmasının geçtiğimiz on yıllar boyunca engellenmiş olması gibi sebepler Alevileri daha da savunmasız hale getiriyor.”
SURİYE’Yİ BEKLEYEN SICAK SONBAHAR
ABD ve İsrail’in Suriye’yi şekillendirme girişimleri devam ederken Şam’daki Heyet Tahrir eş-Şam’a (HTŞ) yönetimi ile Kürt, Dürzi ve Aleviler arasındaki gerilim yeni çatışmalara neden olabilir. Çok parçalı Suriye’de ortaya atılan modeller yeni krizlerin dinamiklerini içeriyor. Suriye’yi sıcak bir sonbahar bekliyor.




