Karakoç, 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirilen darbede baskı ve şiddete maruz kaldığını belirterek, bu durumu 30 yıldan beri siyahlar giyinerek protesto ettiğini söyledi.
Günlerce haksız yere yargılandığını ve nezarethanede tutulduğunu ifade eden Karakoç, şunları anlattı:
”12 Eylül 1980 darbesi bizi silindir gibi ezdi geçti. Darbeyi yapanlar aynı zamanda ayrımcılık da yaptılar. Aranılan kişileri sakladığım gerekçesiyle birinde 43, diğerinde 17 gün olmak üzere iki kez gözaltına alındım. Gözaltına alındığımız zaman köyümüzün yaşlılarından Teyfik Şener’i falakaya yatırmışlardı. Başçavuş’un biri Teyfik Şener’e, ‘hangi ayağından başlayalım’ diye sordu. O da ‘sol ayağımdan başlayın’ deyince başçavuş, ‘bunlar sıkı solcu’ deyip, günlerce işkence yaptılar. Yaşadıklarımızdan Kenan Evren’i sorumlu tutuyorum.
12 Eylül 1980 yılının kendisinde silinmeyecek, kötü izler bıraktığını belirten Karakoç, ”O karanlık gün ve geceler, birçok hayalimi alıp götürdü” dedi.
KEFENİM SİYAH OLSUN
Karakoç, 12 Eylül askeri müdahalesinin kendisini çok yıprattığını belirterek, şunları anlattı:
”Annem babam ben çok küçükken ölmüş. Hep bir aileye hasrettim. Kendime hayat kuracaktım. Ailem olacaktı. Ancak yaşadığım olayların etkisiyle evlenemedim. Tüm hayallerim suya düştü. O günden sonra ‘Kenan Evren’ zihniyetini ve olayları protesto etmeye karar verdim. Kendi kendime ‘bu zihniyet son bulana kadar beyaz giyinmeyeceğim’ dedim. Şimdi ayakkabımdan saatime kadar her şeyim siyah. Ölünce kefenimin de siyah olmasını istiyorum. Artık siyah benim yaşam şeklim oldu.”
AA


